Centrum Türkiye Müdürü Sn. Mert Akbala tarafından kaleme alınan bu makalede, verilen avanslar ve diğer alacaklarda şüpheli alacak karşılığı uygulamasının vergisel boyutları kapsamlı biçimde ele alınmaktadır. Vergi Usul Kanunu çerçevesinde şüpheli alacak sayılma şartları, ticari ve zirai kazançla bağlantı kriteri ve dava/icra sürecinin önemi ayrıntılı olarak açıklanmaktadır. Verilen avansların belirli şartlar altında karşılığa konu edilebilmesi, diğer alacaklarda ise ticari faaliyetle doğrudan bağlantının aranması gerektiği vurgulanmaktadır. Ayrıca teminat durumu, dönemsellik ilkesi ve uygulamadaki özelgeler ışığında farklı yaklaşımlar değerlendirilerek, işletmelerin vergisel risklerini azaltmaları için dikkat etmeleri gereken uygulama esaslarına yer verilmektedir.
Centrum Time - 25
Ocak - Şubat - Mart 2026
Centrum Time’ın 25. Sayısı ile karşınızdayız!
2026 yılının Nisan ayı ile birlikte kurumlar vergisi beyanını müteakip geçici vergi dönemine girecek olan meslek mensuplarımıza 2025 yılını layıkıyla kapatma gayretleri, yeniden değerleme çalışmaları ve yurtiçi asgari kurumlar vergisi çalışmalarını da içeren yoğun beyanname döneminde kolaylıklar diliyorum.
Hizmet kalitemizin istikrarlı şekilde yükseltilmesi ve sorumlu vergicilik anlayışımızın bir parçası olarak şirketleri etkileyen güncel konularda, uygulama detaylarını beklenen sonuçları ile birlikte analiz ederek reel sektöre her gün değişen yasal zorunluluklarla baş etme çabasında katkı sunmaya devam ediyoruz.
Centrum olarak sektörde öne çıkan bir denetim ve danışmalık şirketi olmanın, hizmet standartlarının yükseltilmesinin yanında mesleki bilginin ve tecrübelerin paylaşılmasını da kapsadığının farkındayız. Bu farkındalığın sonucu olarak akademik ve periyodik yayınlara çok önem veriyor ve diğer yayınlarımızın yanında dergimizin de düzenli şekilde yayına hazırlanması ve sizlere ulaştırılması konusunda ciddi boyutta çaba sarf ediyoruz.
Bu kapsamda ilk olarak, Vergi Denetim Kurulu (VDK) tarafından başlatılan Yüksek Gelir Grupları Gözetim ve Uyum Programı kapsamında gelir ile harcamalar arasında tutarsızlıklara ilişkin şirket ortaklarından istenen izahatlerin hukukiliği ve sonuçları hakkında değerlendirmelerde bulunarak şirket-ortak ilişkilerinin nasıl yapılandırılması gerektiğini; huzur hakkı ödemeleri, kar payı dağıtımı, şirketten borç kullanımı ve adat uygulamaları ile şirket varlıklarının kullanımı gibi başlıklar üzerinden vergisel riskler ve uyum önerileri eşliğinde ele almaya çalıştık. Akabinde, 2025 yılı kurumlar vergisi beyannamesi sürecine yönelik önemli hatırlatmalara yer vererek; enflasyon düzeltmesi, yeniden değerleme uygulamaları, finansman gider kısıtlaması ve indirim/istisna uygulamalarında dikkat edilmesi gereken hususları kapsamlı şekilde değerlendirdik.
Devamında, nakdi sermaye artırımında faiz indirimi uygulamasında özellik arz eden durumları, uygulamanın sınırlarını ve dikkat edilmesi gereken teknik noktaları analiz ederken; istisna ve indirim uygulamalarında YMM rapor şartının kapsamı ve mükellefler açısından doğurduğu sorumlulukları da ayrıntılı olarak incelemeye gayret ettik. İthalatta gözetim, korunma önlemleri ve haksız rekabetin önlenmesi kapsamında ödenen KDV’nin indirimine ilişkin yeni düzenlemelerin uygulamaya etkileri ile bu kapsamda getirilen tevsik ve raporlama yükümlülüklerini de ayrıca değerlendirdik.
Diğer taraftan, şirketlerin kamu borçlarından ortakların, yönetim kurulu üyelerinin ve müdürlerin sorumluluğuna ilişkin güncel yaklaşımı; stok gözetim programı kapsamında stok sayım noksanları ve fazlalıklarının vergilendirilmesini; grup şirketleri arasındaki borç ilişkileri ile köprü kredi uygulamalarının transfer fiyatlandırması ve örtülü sermaye hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesini ele aldık. Bunun yanı sıra, kat karşılığı ve hasılat paylaşımlı inşaat işlerinde vergilendirme ve belge düzenine ilişkin uygulamada tereddüt yaratan hususlara; örtülü sermayeye isabet eden kur farklarının vergisel durumuna; teknokentlerde kazanç ayrıştırması ve istisna uygulamalarına yönelik kritik noktalara; verilen avanslar ve diğer alacaklar için şüpheli alacak karşılığı ayrılıp ayrılamayacağına ilişkin güncel görüş ve uygulamalara da çalışmalarımızda yer verdik.
Uygulamada sıklıkla karşılaşılan tereddütleri gidermeyi, idarenin güncel yaklaşımını ortaya koymayı ve mükellefler açısından oluşabilecek vergisel risklere karşı yol gösterici değerlendirmeler sunmayı amaçlayan Centrum Time’ın bu sayısını da beğenerek okumanız dileğiyle…
Sevgi ve Saygılarımla,
Dr. Burçin Gözlüklü
Yönetici Ortak, YMM

Centrum Türkiye Kıdemli Müdürü Sn. Erol Atmar tarafından kaleme alınan bu makalede, örtülü sermaye kapsamında ortaya çıkan kur farklarının vergisel boyutu ele alınmaktadır. Kurumlar Vergisi Kanunu çerçevesinde örtülü sermaye kavramı, oluşma şartları ve kapsam dışı borçlanmalar açıklanırken; dövize endeksli borçlanmalardan doğan kur farklarının vergilendirilmesi incelenmektedir. Kur farkı giderlerinin KKEG sayılması, gelirlerin ise vergi matrahına dahil edilmemesi gerektiği vurgulanmaktadır. Ayrıca düzeltme işlemleri taraflar bazında değerlendirilmekte ve uygulamadaki farklı yaklaşımlar özetlenmektedir.

Centrum Türkiye Kıdemli Müdürü Sn. Ekrem Dibi tarafından kaleme alınan bu makalede, kat (arsa payı) karşılığı ve hasılat paylaşımlı inşaat işlerinin vergisel boyutu kapsamlı şekilde ele alınmaktadır. Her iki modelin hukuki ve ekonomik yapısı açıklanarak, özellikle Katma Değer Vergisi Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanunu çerçevesinde vergilendirme esasları detaylandırılmaktadır. Kat karşılığı modelde trampa niteliğindeki işlemlerin KDV boyutu, emsal bedel uygulaması ve vergiyi doğuran olayın zamanı incelenirken; hasılat paylaşımı modelinde gelir paylaşımına dayalı yapının faturalama ve vergilendirme üzerindeki etkileri açıklanmaktadır. Ayrıca belge düzeni, fatura uygulamaları, tapu harcı, iktisap tarihi ve değer artış kazancı gibi kritik konular ele alınarak, uygulamada karşılaşılan riskli alanlar ve dikkat edilmesi gereken hususlar ortaya konulmaktadır.
Centrum Türkiye Kıdemli Müdürü Sn. Dinçer Baydemir tarafından kaleme alınan bu makalede, grup şirketleri arasındaki borç ilişkileri ve köprü kredi uygulamalarının vergisel boyutları kapsamlı şekilde ele alınmaktadır. İlişkili kişi kavramı ve örtülü sermaye düzenlemeleri çerçevesinde borçlanmaların nasıl değerlendirileceği açıklanırken, köprü kredi uygulamasının şartları ve örtülü sermaye kapsamı dışında kalabilmesi için gerekli koşullar detaylandırılmaktadır. Ayrıca örtülü sermaye hesaplaması, bu kapsamdaki faiz ve kur farklarının vergisel sonuçları ile kurumlar vergisi ve stopaj açısından doğurduğu etkiler incelenmektedir. Bununla birlikte köprü kredi işlemlerinin KDV karşısındaki durumu değerlendirilerek, grup içi finansman işlemlerinde dikkat edilmesi gereken hususlar ve olası vergisel riskler ortaya konulmaktadır.
Centrum Türkiye Direktörü Sn. Birol Sayan tarafından kaleme alınan bu makalede, stok gözetim programı kapsamında stok sayım noksanlıkları ve fazlalıklarının vergisel boyutları kapsamlı şekilde ele alınmaktadır. Yapay zeka destekli risk odaklı denetim yaklaşımı çerçevesinde geliştirilen stok gözetim programının amacı, kapsamı ve mükelleflerden talep edilen veriler açıklanmakta; brüt karlılık oranı, stok devir hızı ve kaydi-fiili stok uyumu gibi kritik göstergeler üzerinden yapılan analizler değerlendirilmektedir. Ayrıca stok farklarının oluşma nedenleri, stok noksan ve fazlalıklarının vergi mevzuatı karşısındaki sonuçları ile KDV ve kurumlar vergisi açısından doğurduğu yükümlülükler detaylı olarak incelenmektedir. Bununla birlikte, mükelleflerin karşılaşabileceği vergisel riskler ortaya konularak, stok yönetimi ve envanter süreçlerinin doğru yürütülmesinin önemi vurgulanmaktadır.

Centrum Türkiye Direktörü Sn. Dr. Murat Akyol tarafından kaleme alınan bu makalede, şirketlerin kamu borçlarından ortakların, yönetim kurulu üyelerinin ve müdürlerin sorumluluğu kapsamlı şekilde ele alınmaktadır. Anonim ve limited şirketler bakımından sorumluluk rejimi; Vergi Usul Kanunu, 6183 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun çerçevesinde detaylandırılmakta, özellikle kanuni temsilcilerin ve yöneticilerin şahsi sorumluluğunun sınırları açıklanmaktadır. Ayrıca limited şirketlerde ortakların sermaye payları oranında sorumluluğu, pay devri hallerinde doğan yükümlülükler ve SGK borçlarına ilişkin özel düzenlemeler değerlendirilmektedir. Bununla birlikte, şirket türlerine göre farklılaşan sorumluluk yapıları ortaya konularak, ortak ve yöneticilerin karşılaşabileceği hukuki ve mali risklere dikkat çekilmektedir.

Centrum Türkiye Yönetici Ortağı Sn. Dr. Burçin Gözlüklü tarafından kaleme alınan bu makalede, Vergi Denetim Kurulu tarafından uygulamaya alınan Yüksek Gelir Grupları Gözetim ve Uyum Programı kapsamlı şekilde ele alınmaktadır. Program kapsamında gelir beyanı ile harcama düzeyi arasındaki uyumsuzlukların tespiti, mükelleflerin gönüllü uyuma davet edilmesi ve izahat süreçlerinin hukuki dayanakları detaylı olarak incelenmektedir. Ayrıca şirket ortaklarından talep edilen bilgiler, sürece ilişkin vergisel riskler ve izaha davet mekanizmasının sınırları değerlendirilmekte; mükelleflerin bu süreçte nasıl hareket etmesi gerektiğine dair öneriler sunulmaktadır. Bununla birlikte, huzur hakkı ödemeleri, kar payı dağıtımı ve şirketten borç kullanımı gibi başlıklar üzerinden şirket-ortak ilişkilerinin vergisel açıdan doğru yapılandırılmasının önemi vurgulanmaktadır.



